09 Mayıs 2008 Cuma

KİtAP - LaDeSçi

"Bir, birisini sevdiğinizi unutmak istemiyorsanız, onunla etkileşimlerinizden bir kar elde etmeyi unutmalısınız. İki, sevdiklerimizi sevdiğimizi aklımızda tutmak, bazen ladesli olduğumuzu aklımızda tutmaktan daha zordur. Ve üç, sevdiklerimizi kandırmak, onlara karşı dürüst olmaktan her zaman daha kolaydır. Ne yazık ki."
= = = = =
"İnsan kitap okurken yaşar. Yaşarken okumalı. Aslında bütün bir yaşam bir kitaba benzer bazen. Yaşamı da bir kitap gibi toptan alırsın eline ve birgün toptan bırakırsın ama onu sayfa sayfa okuyabilirsin. Ve hiçbir kitabın seni kandırmasını, sana yalan söylemesini istemezsin."
= = = = =
"Güçlü ve vicdansız bir efendi açıkça döver sizi, akıllı, ahlaksız ve sinsi birileri ise sessizce kandırır herkesi. "
= = = = =
"... Dil ve oyun, eti düşünen- el' e dönüştürmüştür. Oynamayı sever insanoğlu, yaşamı oyuna kara dönüştürmek ister. Başlangıçta "1 Nisan" bir kandırma oyunuydu mesela. 1 Nisan' da şaka yapıp dostlarımızı kandırırdınız, öyle bedavaya. Sonra bunu kara dönüştürdük, 1 Nisanlarda "Dolma kalemini versene" dedik, dolmakalemi cebimize attık. Bedava oynamak yerine kar ettik."
= = = = =
"Tercihler ve aşklar yaşamın kerteriz defterinde mi? Kitaplar ve defterler size aşkın ne olduğunu anlatabilir ama içinizdeki aşkın ne olduğunu ancak siz bulacaksınız. Belki gerçeği göreceksiniz, belki kendinizi kandıracaksınız. Her konudaki ladesi bu konuda da oynayacaksınız. Ya da "nikahta keramet var" deyip, kendi gerçeğinizi bulma işini dış etmenlerin sorumluluğuna atacaksınız"
= = = = =
"... Ladesçilik milli bir oyunsa eğer, yeri geldiğinde birileri oyunbozanlık etmeli. "
= = = = =
Kitabımı, içeriğinden habersiz olarak bir sahaftan aldım. Onu elime ilk aldığımda çok eski bir basım gibi gelmişti. Bitişinde basım tarihine baktım; 2006 - İki yılda "olmuşsun sen" kitapcık dedim. Nasıl insan olgunlaştıkça gözlerindeki yorgunluk ele verir onu, Ladesçi' de iki yılda yerleştiği alanda öyle olgunlaşmış bir giysi giymişti işte üzerine.. Yanlış anlaşılmasın, eski ya da yırtık değil sayfaları; başka bir havası var, Ladesçi Cemil gibi, Sayfacı Raif gibi... ( D.Ö )